İçeriğe geç

Dünya İlişkilerinin Endüstriye Etkileri Nelerdir?

Öncelikle ”Kapitalizm” açıklanmadan bu soruya cevap verilemez. Bundan dolayı öncelikle endüstrinin babası diyebileceğimiz Kapitalist sistemi anlatmamız gerekmektedir.

Kapitalizm, Fernand Braudel’in ifadesiyle ‘’sınırsız sermaye birikimi’’ anlayışına dayanmaktadır ve bu sermaye birikiminin ana kaynağı ‘’ kâr’’dır. Kapitalist bir malı alırken alabileceği en düşük fiyattan ‘’rekabetçi piyasa’’dan faydalanıp, satarken tüm malı toplayabileceği gücüyle ‘’tekelci piyasadan’’ satma eğiliminde bulunur. Buna tarihten örnek vermek gerekirse 15. Yüzyıl İngiltere’sinden bahsetmek isabetli olur.

15. Yüzyıl İngiltere’si için köylüler altın çağını yaşamaktaydı. Devletten uzun   süreli topraklar kiralayarak küçük toprak parçalarını işletebiliyor, bu topraklarda hayvancılığa yatırım yaparak (tarımda gübre) tarımda verimi arttırabiliyorlar ve servet birikimi güçleri artıyordu. Bununla birlikte kendilerinden maddi olarak daha düşük bir pozisyonda olan köylülerin topraklarını satın alabiliyor ve tekelleşebiliyorlardı. Örnekte görüldüğü gibi kendi bölgesinde sermayesi sayesinde tekelleşebilen bu ‘’küçük kapitalistler’’den yola çıkarak Kapitalizm için şunu söyleyebiliriz; özel mülkiyete ve sermayenin kazanç sağlamak maksadıyla mal ve hizmetlerin üretim ve mübadelesi için kullanılmasına dayanan bir iktisadî sistemdir. Ancak her düşünce sisteminde olduğu gibi Kapitalizm hakkında da farklı görüşler de vardır. Liberal iktisatçılara göre, kapitalizm serbest piyasa sistemidir ve rekabet iyi bir şeydir. Çünkü rekabet nekadar artarsa pasta o kadar büyür. Ancak bu görüşün eleştirisi ‘’pastadan herkes aynı payı alabilecek mi ?’’ sorusuyla dile getirilmiştir. Her türlü rekabete karşı olan Sosyalistlere göre ise; kapitalizm bir rekabet sistemi olabilir ancak rekabet kötü birşeydir, rekabet halkı ekonomik sınıflara böler ve bu bölünme sömürüyü kolaylaştırır, yaygınlaştırır.

Bu sömürü ve sürekli ve sınırsız ”sermaye birkimi”ne dayalı düzende sermaye olmadan asla bu çarkın içine girilemez. Sermaye ise en basit anlamıyla elimizde şuanda ham olarak bulunandır. Örnek vermek gerekirse ”petrol” bir sermaye çeşididir. Çünkü bizler petrolü işlemekte ve ve onu akaryakıt enerjisinde, plastik sektöründe veya yol yapımı gibi çok farklı alanlarda kullanabilmekteyiz. Bundan dolayı petrol tam olarak bir sermayedir diyebiliriz ve petrol üzerinden örnek vermemiz gerekirse günümüzde şahit olduğumuz bu mükemmel enerji kaynağı olan” petrol” üzerine savaşların çıkması, masum insanların öldürülmesi en temel kaynaktır.

Çünkü güçlüyseniz üretmeniz gerekir, üretmek için enerjiye sahip olmanız ve enerjiye sahip olmanız içinde ”enerjiye sahip olandan” ya maddi olarak satın almalı -ki kar’a dayalı kapitalist sistemde kar oranı az olduğundan tercih edilmez- ya da şiddet ve baskı sonucu alınmalıdır. Bu da devletlerarası diplomasiyi oluşturmaktadır.

Tarih:Endüstri

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir